Saraybosna Marlborosu, yeniden!

Duygu sömürüsü, romantizm olmadan bir savaş öyküsü nasıl yazılabilir?

Eğer gerçek hayatta bunların hiçbiri artık olmayacaksa, hatta Saraybosna da olmayacaksa, en azından, kimlik kartım gibi göstereceğim ve “Evet, bakın, bu benim.” diyeceğim bu kitapta olsun. Bu kitap ve diğer her şey işte bunun gibi sebeplerden ortaya çıktı. Savaş pornografisini sevmem, savaşın romantize edilmesini de sevmem, yalandan duyarlılıkları, kolektif duyguları ve kurbanlarla yapılan empatileri de. Saraybosna Marlborosu’nun karakterleri katiyen kurban değildir. Onlar anormal koşullardaki normal insanlardır. 

Milenko Yergoviç böyle cevap veriyor. Ropörtajın tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz. Ropörtaj için Ahmet Melih Karauğuz'a ve çevirmenimiz Özge Deniz'e teşekkürle...

2019-09-22 23:20:16 tarihinde güncellendi.